0.0
5 GECE 7 GÜNLÜK GAP TURU
Rezervasyon isteği gönderin!
Kişi Sayısı Seçiniz
+
-
+
-
+
-
5 GECE 7 GÜNLÜK GAP TURU OTOBÜS
Ara Fiyat 22.500,00 ₺
%10 indirim
İndirimsiz Toplam Fiyat 25.000,00 ₺
İndirimli Toplam Fiyat 2.500,00 ₺
Toplam Fiyat
22.500,00 ₺
GAP TURU
GAP TURU
GAP TURU
GAP TURU
GAP TURU

Tur Detayları

GAP TURU
Kurtdereli Kapalı Spor Salonu önünden otobüsümüz 18:00’de hareket ediyor.
Ertesi sabah 10:00 gibi Gaziantep’e varıyoruz .
Gaziantep’e varmadan, yol üzerinde uygun bir tesiste kahvaltımızı alıyoruz.
1.GÜN :
İlk durağımız Gaziantep.
Gaziantep gezilecek yerler :

HAMAM MÜZESİ ;
Hamam Müzesi, Gaziantep ilinin Şahinbey ilçesinde bulunan tematik müzedir.Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenen belgeli özel müze statüsündedir.


BAKIRCILAR ÇARŞISI
Bakırcılar Çarşısında yer alan dükkanların yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 19'uncu yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir.
Genel olarak Bakırcılar Çarşısı olarak adlandırılan ancak, birçok el sanatı esnafının üretim yaptığı bir çarşılar kompleksinden oluşan Gaziantep Bakırcılar Çarşısı ahşap kaplamalı dükkanları, taş döşenmiş sokakları ile bizlere başka bir dönemden kesitler sunmaktadır.

GAZİANTEP KALESİ ;
Gaziantep Kalesi, Gaziantep'in merkezindeki bir tepeye kurulmuş olan kale. Ne zaman inşa edildiği bilinmemekle birlikte, Hititler döneminde gözlem amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Kale, tarih boyunca birçok kez restore edilmiş ve son halini 2000'li yılların başında yapılan bir restorasyon ile almıştır.
 

ALMACI PAZARI ;
Burada vereceğimiz 1 saatlik bir serbest zamanda dileyen misafirlerimiz Tahmis Kahvesi’nin tadına bakabilir dileyen misafirlerimiz yemek yiyebilirler.
 
Daha sonra Zeugma Müzesi’ne gitmek üzere yola çıkıyoruz.

ZEUGMA MÜZESİ ;

Sanat tarihçileri ve arkeologlar kadar tarihe ve kültüre meraklı her yaştan ziyaretçi için çok önemli ve gözde bir müzedir.

ZEUGMA MÜZESİ’ni tamamladıktan sonra Şanlıurfa – Harran Bölgesine gitmek üzere aracımıza biniyoruz.


HARRAN :
13.yüzyıl tarihçilerinden İbn Şeddad , Hz. İbrahim'in Filistin'e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu yazmaktadır. Bu nedenle Harran'a Hz. İbrahim'in kenti de denildiğini, Harran'da İbrahim Peygamberin evinin, adını taşıyan bir mescidin, onun otururken yaslandığı bir taşın varolduğunu söylemektedir. Harran tarihiyle ilgili en doğru bilgiler arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulara dayanmaktadır.

Harran gezimizi tamamladıktan sonra dinlenmek üzere Şanlıurfa merkezdeki otelimize geçiyoruz.
Otelde dinlendikten sonra akşam dileyen misafirlerimizle birlikte sıra gecesine geçeceğiz.
Sıra gecesinde eğlendikten sonra uyumak üzere otelimize yerleşiyoruz.
KONAKLAMA ŞANLIURFA

2.GÜN :
Şanlıurfa ‘da sabah otelimizde kahvaltımızı aldıktan sonra gezimize devam ediyoruz.
Şanlıurfa Gezilecek Yerler:

BALIKLIGÖL:
Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, bir mucize gerçekleşir ve etraf güllük gülistanlık olur. Bu mucizenin gerçekleştiği mekânın Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılır. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşır.

Balıklıgöl’den sonra yöresel ürünlere ulaşabileceğimiz çarşısında serbest zamanımız olacak.
Çarşı’da serbest zamanın ardından ; Dünyanın şu ana kadar bilinen en eski tarihî yapısı hatta bazı popüler kaynaklarda "tarihin sıfır noktası" nitelendirmesiyle de anılan Göbeklitepe ‘ye gidiyoruz.

GÖBEKLİTEPE ;
Göbeklitepe Arkeolojik Alanı, Şanlıurfa kent merkezinin 18 kilometre kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarındadır.
Tarihte yeni sayfalar açılmasına neden olan ve yüzlerce yıldır kabul edilen bazı bilgilerin değiştirilmesini gerekli kılan Göbeklitepe’nin keşif tarihi 1963 yılına gitse de ilk kazılar 1995 yılında başlamıştır.
Bir yerleşim alanı olarak kullanılmayan yalnızca dinsel amaçlara hizmet eden bu yerde birden çok tapınak bulunur. Bu yönüyle de yalnızca dünyanın en eski değil, aynı zamanda en büyük tapınma merkezi olarak kabul edilir.


Göbeklitepe’den sonra Mardin’e doğru yola çıkıyoruz.
Mardin’de ilk olarak öğlen yemeği için zamanımız olacak .

Mardin’de Mardin sokaklarında rehberimizle gezeceğiz.

Mardin Gezilecek Yerler :

KASIMIYE MEDRESESİ :

Günümüze kadar mükemmel yapısıyla ayakta kalabilen medresenin yapımına Artuklu Dönemi’nde başlanmış ve Akkoyunlu Hükümdarı Cihangiroğlu Kasım Padişah döneminde 1457-1502 yıllarında tamamlanmıştır. İki katlı, kubbeli, tek ve açık avlulu medresenin inşasında düzgün kesme taş kullanılmıştır. Plan özellikleri, taş işçiliği ve süsleme motifleri bakımından ilgi çeken yapı, cami ve türbe ile birlikte külliye içerisinde yer almaktadır.
Ardından Eski Mardin’e geçmek üzere yola çıkacağız.

Ardından Eski Mardin’e.

Eski Mardin’i rehberimizle birlikte gezdikten sonra dinlenmek üzere Mardin’de ki otelimize yerleşiyoruz.
KONAKLAMA MARDİN
3.GÜN :
Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra  Deyrul Zarefan Manastırı’na geçiyoruz.

DEYRULZAFARAN MANASTIRI  :
Manastır, MÖ Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılar tarafından kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi.
Bu nedenle Manastır, önceleri Mor Şleymun Manastırı olarak biliniyordu. Mardin ve Kefertüth Metropoliti Aziz Hananyo’nun 793 yılından başlayarak büyük bir tadilat yapmasından sonra Manastır onun adıyla, Mor Hananyo Manastırı olarak bilindi. 15. yüzyıldan sonra da Manastır’ın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisinden dolayı Manastır, Deyrulzafaran (Safran Manastırı) adı ile anılmaya başlandı.

Manastır gezimizi tamamladıktan sonra ;

DARA ANTİK KENTİ :
Dara Antik Kenti
, Mardin’in 30 kilometre güneydoğusunda bulunan Oğuz köyünde yer almaktadır. Yukarı Mezopotamya'nın en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Dara, İmparator Anastasius'un (491-518) girişimleriyle 505 yılında, Doğu Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırını Sasanilere karşı korumak için askeri amaçlı bir garnizon kenti olarak kurulmuştur. Roma İmparatorluğu'nun çöküşüyle şehir zaman içinde önemini yitirmiştir.

Dara Antik Kenti’nden sonra Beyazsu’ya geçiyoruz.




BEYAZSU :
Midyat’ın güneyinde kalan plato ve tepelerin eteğinden kaynağını alan Beyazsu Deresi bir vadi içerisinde Nusaybin’e doğru akar. Beyazsu, Mardin’in kurak ve ağaçsız coğrafyasında, serin ve berrak suyu, yöreye özgü ağaçları ve yeşilliği ile vaha gibidir. Mardin ve diğer ilçelerin içme suyu da Beyazsu kaynağından temin edilmektedir. Dört mevsim boyunca Mardin’in su gereksinimini karşılayan Beyazsu, yaz aylarında dinlenme ve yeme-içme alanı olarak bölge halkının ikinci bir gereksinimine daha yanıt vermektedir.

Beyazsu’da öğlen yemeği için serbest zamanımız olacak.
Yemekten sonra Midyat’a doğru yola çıkacağız.

MİDYAT :
Mardin'den yaklaşık 1.5 saat uzaklıkta yer alır. Mardin'e benzer evlerin, taş konakların, kemerli geçitlerin, minare gibi yükselen çan kuleleriyle Süryani kiliselerinin bulunduğu Midyat, bir ortaçağ kentini andırmaktadır. Bölgeyi Süryanilerin yavaş yavaş terk etmesi ve göç almasıyla şehir merkezi 2 km ötedeki Estel'e kaymıştır.
Telkari diye bilinen taş işçiliğinin en güzel örnekleri Midyat'tadır.
Bir kaç telkari ustası Midyat çarşısında mesleklerini sürdürmekte direniyorlar.
Mutlaka ziyaret edilmeli.
Midyat gezimizin ardından Diyarbakır’a geçiyoruz.

Diyarbakır’a yoğun bir günün ardından geleceğimiz için yalnız Dicle Nehri’ni gezeceğiz.

DİCLE NEHRİ ;
Dicle ırmağı, Fırat ırmağı ile birlikte Mezopotamya'yı oluşturan iki büyük nehirden doğuda olanıdır.
 

Dicle Nehri gezimizin ardından dinlenmek üzere otele geçiyoruz.
KONAKLAMA DİYARBAKIR

4.GÜN :
Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra Diyarbakır gezimize devam ediyoruz.

DİYARBAKIR SURLARI :
5,5 kilometre uzunluğu ile dünyanın en eski surlarından olan Diyarbakır surlarının günümüzdeki hâli, 349 yılında Roma İmparatoru II. Constantinious tarafından yaptırılmıştır.

DİYARBAKIR ULUCAMİİ:
M.S. 639 yılında Diyarbakır'a egemen olan müslüman Araplar tarafından şehrin merkezindeki en büyük mabedin (Martoma Kilisesi) camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur.

Camiden sonra ;



HASAN PAŞA HANI
;
Hasan Paşa Hanı, Diyarbakır'da Ulu Camii'nin doğu girişinin karşısında, Gazi Caddesi'nin üzerinde yer alan tarihî han.
Han içerisinide rehberimizle geziyoruz.

Han’dan sonra yemek için serbest zamanımız olacak.
Ardından gün batımı için Kâhta'ya doğru yola çıkıyoruz.

KÂHTA;
Kâhta'nın geçmişi sabah medeniyetinin doğuş yeri olan
Mezopotamya'ya yakın olması nedeniyle tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. 
Kâhta'da bizi bekleyen minibüslerle ekstra olarak Nemrut Dağı'na gün batımına çıkıyoruz.

Gün batımını izledikten sonra Adıyaman’da ki otelimize yerleşiyoruz.
KONAKLAMA= ADIYAMAN

5.GÜN :
Sabah otelde kahvaltımızı aldıktan sonra Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz.

HALFETİ :
MÖ 855 yılında Asur kralı III. Şalmanezer tarafından kurulduğu zaman "Şitamrat" adını taşıyordu.
Şehir, tarihi boyunca Hitit, Asur, Med, Pers, Makedon, Selevkos ve Partlar'ın idaresinde kalmıştır.
Yunanlar buraya "Urima" adını vermişlerdir.
Süryaniler ise "Kal'a Rhomeyta" ve "Hesna d'Romaye" adlarını kullanmışlardır.

Halfeti’de Karagül meşhurdur.

KARAGÜL :
Halfeti bölgesinde yetişen, tomurcuk halinde siyah iken, çiçek açılınca rengi de açılan bir çiçektir.
 Karagülün siyaha yakın rengi, coğrafi sınırdaki ışıklanma süresi ve sıcaklık koşullarına bitkinin verdiği fizyolojik tepkiye bağladır.
Bölgenin kireçli toprakları da siyah rengin oluşumu için önemlidir.

Halfeti’de aynı zamanda tekne turu yapacağız (ekstra)




HALFETİ TEKNE TURU
Batık şehir Halfeti, bugün Güneydoğu’nun en büyük turizm değerlerinden biri. Gelen ziyaretçiler Halfeti tekne turları aracılığı batık şehir bölümünü, onun yakınındaki %80’i sular altında kalan Savaşan köyünü ve Rumkale’yi gezebiliyor. Tekne turları ile bu yol güzergahında su altında kalan evleri, tarım alanlarını, camileri, mağaraları, hatta ilk okulları görme şansı buluyorsunuz.
Halfeti tekne turundan sonra adana için yola çıkıyoruz.
İlk durağımız olan Türkiye nin en büyük camii si olan sabancı camii ye ulaşıyoruz.
Türkiye’nin ve Orta Doğunun en büyük camisidir. Adana'nın Reşatbey semtinde, Merkez Park'ın güneyinde ve Seyhan Nehri'nin batı kıyısında yer alan cami, 1998 yılında hizmete açılmıştır. 32 metre çaplı ana kubbesi vardır. Caminin proje mimarı Necip Dinç’tir. 20.000 kişilik cami (açık alanın düzenlenmesiyle 28.000 kişi), son cemaat mahalliyle birlikte 6600 metrekareye yayılmıştır; 9 fil ayağı üzerine oturur. Klasik Osmanlı mimarisi tarzında yapılmıştır. Genel görünüm olarak Sultan Ahmet Camii’ne, plan ve iç mekân olarak Selimiye Camii’ne benzer. 4 yarım-kubbe, 5 kubbe, 6 minaresi vardır; bunlar 4 halife ve 4 mezhebe, İslam’ın 5 şartına, imanın 6 şartına karşılık gelmektedir. 32 metre çaplı ana kubbe 32 farza, avludaki 28 kubbe Kur'an’da adı geçen 28 peygambere, ana kubbedeki 40 pencere Muhammed’in peygamber olduğu yaşa ve 40 rekat namaza, 99 metrelik 6 minare Allah’ın 99 güzel ismine karşılık gelir. Caminin temeli 13 Aralık 1988’de atılmıştır. 65 bin metrekarelik arsası Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye Diyanet Vakfı’na devredilmiş; halkın bağışları ile caminin %50’si tamamlanmıştır. Geri kalan %50, Hacı Sabancı ve onun ölümünden sonra Sabancı ailesi tarafından karşılanmış; bu nedenle başlangıçta Merkez Camii olması düşünülen adı Sabancı Merkez Camii halini almıştır.
Sabanca camii si sonrası adana taş köprü ye uğruyoruz
 
Taşköprü, Seyhan Nehri üzerinde, Adana kent merkezinde, Adana (Seyhan) ve Karşıyaka (Yüreğir) yakalarını birleştiren köprüdür.
Adana'nın simgesi olarak kabul edilen köprü, bir Roma dönemi eseridir.[1] Taşköprü'nün Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırıldığı ve Roma İmparatoru I. Justinianus zamanında ciddi şekilde onarıldığı aktarılmaktadır. Seyhan Nehri üzerinde bulunan, aslen 21 gözlü olan köprü, Seyhan Nehrinin ıslahı sırasında 7 gözünün toprak altında kalmasıyla 14 gözlü olarak hizmet veriyor. İlk yapıldığında yarı yarıya daha dar olan köprü daha sonra genişletilmiştir. Köprünün her iki girişinde de şu anda mevcut olmayan taç kapısı olduğu bilinmektedir. Osmanlı döneminde birkaç kez onarılan Taşköprü, günümüzde de hizmet vermeye devam etmektedir. 310 metre uzunluğundaki köprünün genişliği 11.40 metredir.
Taşköprü'yü inşa ettiren Roma İmparatoru Hadrianus
Taşköprü'nün 2006 yılı başında restorasyon çalışmalarına başlanmış ve 2007 başlarında çalışma sona ermiştir. Ayrıca Taşköprü dünyada hâlen kullanılan en eski köprülerden biridir.
KONAKLAMA=ADANA
Sabah otelden alacağımız kahvaltı sonrası otelimizden hareket ediyoruz.İlk durağımız olan  Mersin ilinin Tarsus ilçesine bağlı yedi uyarlar a ulaşıyoruz
  Dünyanın birçok yerinde mekan bulan “Yedi Uyurlar İnanışının”  Anadolu’daki en önemli merkezi Tarsus’taki “Eshab-ı Kehf Mağarası’dır.” Tarsus’un, 12 km. kuzeyinde Dedeler köyünde, Encülüs Dağı’nın eteklerinde bulunan mağara Hristiyan ve Müslümanlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilir. Doğal bir çöküntünün mağara şeklini aldığı kapalı bir alandan oluşmakta olup mağaraya yürüyüş zemininden 15 basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Mağaranın hemen üzerinde 1873 yılında yapılmış bir cami yer almaktadır. Camiye sonradan ek olarak üç şerefeli bir minare daha eklenmiştir.
            Eshab-ı Kehf ile ilgili günümüze ulaşan pek çok bilgi ve belge bulunmaktadır. Eshab-ı Kehf Mağarası, Kuran-ı Kerim’in Kehf Suresi’nin 9-26. Ayetleri’nde anlatıldığı gibi, Allah’a inanan ve yaşadıkları devrin zalim ve müşrik kralından kaçan  Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernus, Debernuş, Şazenuş ve Kefeştatayyuş adlı yedi gencin ve köpekleri Kıtmir’in 309 yıl uyudukları mağaradır. Arapça’da “Eshab” sahip, dostanlamındadır. “Kehf” ise dağlarda oyulmuş ev gibi yerlere denmektedir. Eshab-ı Kehf’in Türkçe anlamı Mağara Dostları’dır.
Eshab-ı Kehf olayı bugün değişik şekillerde anlatılsa da özünde aynı bilgiler bulunmaktadır. St. Paul'un Hristiyanlık kurallarını yaydığı tarihlerden uzun bir süre sonra, Arap kaynaklarında Takyanus olarak geçen (Diocletianus?) Roma imparatoru Tarsus'a gelmiş ve çok tanrılı dönemde tek tanrıya inandıkları için bu gençleri huzuruna çağırarak, onlara Roma dinine bağlı kalmalarını, aksi taktirde kendilerini öldürteceğini söylemiştir. Tek tanrıya inançlarından vazgeçmek istemeyen bu gençler, imparator tarafından verilen bir kaç günlük zamandan yararlanarak Tarsus yakınlarındaki bu mağaraya kaçarak sığınmışlardır. İmparator durumu öğrendiğinde onların saklandıkları mağaranın ağzını kapattırır. Böylece onları ölüme terkederler. Fakat Allah’ın takdiri ile orada mucizevi bir şekilde 309 yıl süren bir uykuya yatmışlardır. Nihayet uyanırlar ve içlerinden ilk uyanan Yemliha’yı, yiyecek almak için kente gönderirler.
Kente gelen genç, zalim Roma hükümdarının öldüğünü ve tam o sıralarda Allah’a inanan birisinin hükümdar olduğunu öğrenir ve halkın ibadetlerini serbestçe yaptıklarını görür. Elindeki paranın artık geçmez olduğunu ve kentteki değişikliklere şaşırır. Bu yabancı gence olup bitenleri soran insanlar durumu anlayınca, onu hükümdara götürürler. Hükümdar bu gençten, başlarından geçenleri öğrenir, onunla birlikte mağaraya giderler.  Mağaraya gelenler, içerde altı kişinin namaz kıldığını görürler. Yemliha dışarıdakileri bırakıp mağaraya girer ve ondan sonra yedisi de Allah’ın kudreti ile sır olup görünmez olurlar.
Günümüzde “İnanç Turizmi ve Kültür Turizmi” kapsamında yapılan seyahat güzergahları arasında bulunan Eshab-ı Kehf Mağarası, yapılan çevre düzenlemeleri ile Tarsus’un önemli turizm merkezi haline gelmiştir. Ayrıca, her yıl 6-10 Mayıs tarihleri arasında yapılan Hıdırellez törenlerinde Eshab-ı Kehf Mağarası anılmaktadır.
Buradaki gezimizin ardından Balıkesir e dönüş yolculuğumuz başlıyor.
Balıkesir e tahmini varışımız sabah 08: ila 10:00 arası

TURUMUZ 5 GECE 7 GÜN SÜRMEKTEDİR.


Tur Programı

Genel Şartlar

Fiyata Dahil Olan Hizmetler;
✅ 5 Gece Otel Konaklaması
✅ Otelde 4 Akşam Yemeği
✅ Otelde 5 Sabah Kahvaltısı
✅ Rehberlik Hizmeti
✅ Ulaşım
✅ Seyahat Sağlık Sigortası 

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler;
❌ Müze ve Ören Yeri Giriş Ücretleri
❌ Öğle Yemekleri
❌ Ekstra Alınan Yiyecek ve İçecekler
❌ Halfeti Tekne Ücreti
❌ Urfa Sıra Gecesi
❌ Reyhani Gecesi
❌ Kahta Minibüs Ücreti
❌ Müze / Ören Yeri ve Milli Park Girişleri 

Ek Hizmetler

Fiyata Dahil Olan Hizmetler;
✅ 5 Gece Otel Konaklaması
✅ Otelde 4 Akşam Yemeği
✅ Otelde 5 Sabah Kahvaltısı
✅ Rehberlik Hizmeti
✅ Ulaşım
✅ Seyahat Sağlık Sigortası 

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler;
❌ Müze ve Ören Yeri Giriş Ücretleri
❌ Öğle Yemekleri
❌ Ekstra Alınan Yiyecek ve İçecekler
❌ Halfeti Tekne Ücreti
❌ Urfa Sıra Gecesi
❌ Reyhani Gecesi
❌ Kahta Minibüs Ücreti
❌ Müze / Ören Yeri ve Milli Park Girişleri 

Telefon
WhatsApp